Milletimizin gözbebeği olan, tarihinde şanlı kahramanlıklar olan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin içerisine yuvalanmış bir grup vatan haini tarafından bayrağımızı indirmeye yönelen bu alçak darbe girişimini ikinci yıldönümünde  bir kez daha nefretle kınıyorum.
Asla unutmayacağımız ve unutturmayacağımız bu hain darbe girişimi; Ülkesinden , devletinden, demokrasiden  ve aydınlık bir gelecek idealinden asla taviz vermeyeceğini tüm Dünyaya haykıran asil milletimizin kahramanlık destanıyla hüsrana uğratılmıştır.
O gece ay yıldızlı bayrağımızın altında hür ve bağımsız yaşamaya ant içmiş aziz milletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın çağrısıyla meydanlara inerek yurdun dört bir yanında tanklara, bombalara, kurşunlara karşı göğsünü siper etmiştir.
Unutulmamalıdır ki, 15 Temmuz gecesini diğer darbe ve darbe girişimlerinden ayıran en büyük özellik hedefin sadece devlet yönetimi olmamasıdır. Devletinin silahlarını kendi devletine ve kendi milletine yöneltebilecek kadar gözü dönmüş olanlar esasen milletimizi yok etmeyi hedef aldıkları için Türkiye Büyük Millet Meclisini bombalamaktan geri durmamışlardır.
İstiklal şairimizin dizelerinde bahsettiği gibi;                                                                     ‘‘Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez. / Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.’’ Rabbim ay yıldızlı bayrağımızın altında hür ve bağımsız yaşamaya ant içmiş aziz milletimizin birlik ve beraberliğini bozmasın.
Bu vesileyle ,15 Temmuzda ve vatan savunmasında dünden bugüne, vatan için millet için din için şehadet şerbeti içen tüm şehitlerimizi şükran ve minnetle anıyor, Gazilerimize ve onurlu ailelerine minnet ve şükranlarımı sunuyorum.